Gözden Kaçırmayın

Shubman Gill: Shubman Gill: "Kriket Bir Zihin Oyunudur"

Milano Moda Haftası kapsamında düzenlenen bir defile ile Prada, 2026

  • 2027 erkek kış koleksiyonunu moda dünyasına sundu. Markanın kreatif direktörleri Miuccia Prada ve Raf Simons, küresel belirsizliklerle dolu bir dönemde netliğin ve güvenin moda üzerinden nasıl ifade edilebileceğini gösterdi. Koleksiyon, minimalist bir yaklaşımla, geleneksel kesimler ve dikkatle düşünülmüş detaylar üzerine inşa edildi.


Klasik Silüetler ve Modern Yorumlar
Podyumda, aşırı bol ya da fazla dar olmayan, dengeli kesimler dikkat çekti. Trench coat'lar ve takım elbiseler gibi zamansız parçalar, koleksiyonun temelini oluşturdu. Bu klasik silüetler, modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlandı. Geleneksel erkek gardırobunun ötesine geçmek yerine, onun temellerini güçlendiren bir yaklaşım benimsendi.


Yaşam Bulan Detaylar: Punolar ve Renkler
Koleksiyonun en dikkat çekici özelliği, giysilerin püf noktası olarak tasarlanan detaylardı. Özellikle punolar, genişlikleri veya kontrast renkleriyle öne çıktı. Birçok look, ilk bakışta küçük bir ayrıntı gibi görünen bu öğeler sayesinde karakter kazandı. Ağırlıklı olarak gri ve siyah tonların hakim olduğu palet içinde, Prada'nın karakteristik canlı renkleri utiliteryen mini yağmurluklarla vurgulandı.


Tarihsel Referanslar ve Sembolizm
Marka, koleksiyonda tarihsel sembolizmden de yararlandı. 1980'lerin punk alt kültüründe bir iletişim aracı olarak kullanılan renkli bağcıklara yer verildi. Renklerin taşıdığı anlamlar, giyimi kişisel bir ifade aracına dönüştürdü. Örneğin, sarı renk ırkçılık karşıtı bir duruşu temsil etti. Ayrıca, defilede şapka ve berelerin yoğun kullanımı, moda dünyasında gözlemlenen aksesuar rönesansının bir parçası olarak yorumlandu.


Sonuç olarak, Prada'nın bu koleksiyonu, karmaşık zamanlarda sade ve düşünceli bir gardırobun önemini vurguladı. Gösteri, aşırılıklardan kaçınan, bunun yerine işlevsellik ve anlam yüklü detaylara odaklanan bir erkek modası vizyonu sundu.